Adli Arama Kararı Olmaksızın Araç İçerisinde Yapılan Aramada Elde Edilen Delillerin Hukuki Niteliği Nedir?
Polis durdurması sonucunda araba içerisinde uyuşturucu madde elde edilen bir olay sonucunda araçta uyuşturucu bulunması nedeniyle araçta olan kişiler hakkında soruşturma ve sonrasında ceza dava açılmıştır. Ancak arabanın kapalı bölmeleri olan torpido, bagaj gibi kısımlarında, arama yapılan araca özel bir yazılı adli arama kararı olmadıkça araç içerisinde arama yapılamaz. Bu nedenle de Yargıtay, suç konusu araçta uyuşturucu maddelerin usulüne uygun bir adli arama kararı olmaksızın ele geçirilmiş olması nedeniyle, bu delilin mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağına hükmetmiş ve yerel mahkemenin sanıklar hakkında verdiği beraat kararını onamıştır.

Bu karar; uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla yürütülen bir soruşturmada, sanıklar hakkında teknik takip (iletişimin dinlenmesi) kararı bulunmasına rağmen, araçta yapılan aramanın “adli arama kararı” yerine “önleme araması kararı” ile gerçekleştirilmesinin hukuki sonuçlarını ele almaktadır. Yargıtay, suç şüphesinin somutlaştığı durumlarda adli arama kararı alınmasının zorunlu olduğunu, aksi halde elde edilen delillerin yani araçta uyuşturucu bulunan aramanın hükme esas alınamayacağını bir kez daha teyit etmiştir.
Anayasa’nın 38/6. maddesi ve CMK’nın 206/2-a bendi uyarınca, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. Kararda; adli arama yapılması gereken bir durumda önleme araması kararına dayanılarak yapılan işlemin bu kapsamda “hukuka aykırı” olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamında sanıklar hakkında halihazırda iletişimin dinlenmesi kararı olduğu, yani ortada somut bir suç şüphesi ve devam eden bir soruşturma bulunduğu sabittir. Bu durumda, genel nitelikteki “önleme araması kararı” ile araçta arama yapılması usule aykırıdır. Bu tür bir durumda CMK 116, 117 ve 119. maddelerine uygun bir “adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emri” alınması zorunludur.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suçun maddi konusu (uyuşturucu madde) ele geçirilmiş olsa dahi, elde ediliş biçimi hukuka aykırı ise bu delilin “yok hükmünde” olduğunu ve sanıkların cezalandırılması için kullanılamayacağını bir kez daha vurgulamıştır. “Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi gereği, usulsüz arama ile elde edilen bulgular mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemiştir.
Söz konusu Yargıtay içtihadından da bir kez daha görüldüğü üzere ceza hukukunun temel ilkelerinden olan “zehirli ağacın meyvesi zehirlidir” ilkesi gereğince ceza yargılamasında bir delil hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş ise hükme esas alınamaz. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillere dayalı olarak sanıkların mahkumiyetine karar verilemez.
Usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla arabaların kapalı bölgelerinde, araç içerisinde yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığından arama açıkça hukuka aykırıdır. Böyle bir durumda, hukuka aykırı olan bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün değildir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/4827 Esas 2021/9271 Karar sayılı 28.09.2021 tarihli ilamının tam metni:
Mahkeme : … 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Mahkûmiyet (sanık … hakkında)
b) Beraat (diğer sanıklar hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
… tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş ise de; hükmün verildiği 21/03/2019 tarihli oturumda iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında sanığın beraatine karar verilmesinin talep edildiği ve aynı Cumhuriyet savcısı tarafından mahkûmiyet talep edilen sanıklar hakkında aleyhe temyiz talebi olduğu anlaşıldığından, inceleme dışı tutulmuştur.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ‘‘08/06/2015, 29/06/2015’’ yerine ‘‘2015’’ yazılması Mahkeme tarafından düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul etmiştir.
A) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Bozmaya uyduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında 08/06/2015 ve 29/06/2015 tarihli eylemler yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Somut olaya göre, sanıklar hakkında iletişimin dinlenmesi kararı olduğu ve … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/252 esas sayılı dosyasında dinlenen tutanak tanıklarının beyanları karşısında 08/06/2015 tarihinde araçta yapılan aramada ele geçen suç konusu uyuşturucu maddelerin, CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emri” alınmadan, önleme araması kararı ile yapılan arama sonucu elde edildiği anlaşıldığından, sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




