İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerine göre, iş güvencesi hükümlerine tabi olan işçi; iş akdi geçerli olmayan nedenle işveren tarafından feshedilirse işe iade davası açabilir. İş Kanunu madde 20 gereği açılan işe iade davasının konusu işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespitidir. Mahkemece, feshin geçersizliğinin tespiti ile işçinin işine iadesine ve işe iade tazminat ödenmesine karar verir. Bunun yanında fesih tarihinden kararın kesinleşmesine kadarki döneme ait işçinin en çok 4 aylık ücretinin ödenmesine ve en az 4 en çok 8 aylık ücreti tutarına belirlenecek işe başlatmama tazminatına hükmedecektir.
Boşta Geçen Süre Ücreti Nedir?
İşe iadeye dair kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren İş Kanunu madde 21/6 gereğince işçi, 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapmalıdır. İşverene başvurmasına rağmen işe başlatılmayan işçiye ödenmesi gereken bir tür özel tazminatlardan birisi boşta geçen süre ücretidir. Boşta geçen süre ücreti, 4 aylık süreye ilişkin olup, işçinin iş akdinin feshinden sonra çalışması devam ediyormuş gibi dava tarihindeki giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Hesaplanan tutardan yasal kesintiler (SGK primi, gelir vergisi, damga vergisi) düşüldükten sonra kalan tutar işçiye ödenmesi gereken net tutardır.
Boşta geçen süre ücreti hesaplanırken ikramiye, gıda yardımı, yakacak yardımı, yemek ücreti gibi diğer parasal hakların da hesaplamaya dahil edilmesi gerekir. Hesaplamada işçiye yapılan para ve para ile ölçülebilen tüm ödeme değerlerinin dahil edilmesi gerekir. Ancak işçinin fiilen çalışması ile ortaya çıkabilecek satışa bağlı prim gibi ödemelerin giydirilmiş brüt ücret yani boşta geçen süre ücreti hesaplamasına dahil edilmesi mümkün değildir.
Fesih tarihi ile dava tarihi arasında ücrette artış meydana geldiyse bu artışların bireysel sözleşme veya TİS varsa TİS zam oranlarının, boşta geçen süre ücreti hesaplanırken dikkate alınması gerekir.
İşe iade davasının kabulü halinde feshin geçersizliğine bağlı ikincil sonuç niteliğinde olan boşta geçen süre ücreti ve diğer ücretlerin açıkça talep edilmese bile işçinin kıdemine göre mahkemece boşta geçen süre ücretinin tespit edilmesi gerekir.
İşçi, işe iade davası sonrası işe başlatılırsa, İş Kanunu madde 21/5 gereğince iş akdinin feshi ile peşin olarak ödenmiş bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı varsa ilgili bedeller, boşta geçen süre ücreti tutarından mahsup edilir.
Boşta geçen süre ücreti, işe iade davası sonucunda işçi işe başlatılsa ödenmesi gereken bir alacaktır. İşçi samimi olarak işe başlamak isteyip de işe başlatılmazsa veya işverence tekrar işe başlatılsa dahi boşta geçen süre ücretinin işçiye ödenmesi gerekir.
“Boşta geçen süre ücreti alacağı işe başlatılmama şartına bağlı olarak belirlenmez. İşçi işe başlatıldığında da işverence boşta geçen süre alacağının ödenmesi gerekecektir.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 29.05.2014 tarihli 2014/4936 Esas 2014/17527 Karar sayılı ilamı
İşçi Çalışmaya Başlarsa Boşta Geçen Süre Ücreti Ne Olur?
İş akdinin feshinden itibaren 4 aylık süre geçmeden başka işte çalışmaya başlayan işçinin, yeni işverenden aldığı ücretler, mahkemece belirlenen boşta geçen süre ücretinden mahsup edilmez.
“Feshin geçersizliğinin tespitiyle işe iade kararı sonrasında işçinin başvurusu üzerine ödenmesi gereken boşta geçen süre ücretinden başka bir işten elde edilen gelirin indirilmesi ya da diğer işte çalışılan sürenin mahsubu doğru değildir. Davacının yasa gereği en çok dört aya kadar süre içinde çalışması varmış gibi işçilik alacaklarının hesabı gerektiğinden Mahkemece indirim yapılmak suretiyle istekle ilgili hüküm kurulması hatalıdır.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 17.12.2019 tarihli 2016/11408 – 22589 sayılı ilamı
İşe Başlatmama Tazminatı Nedir?
İşe iadeye dair kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren İş Kanunu madde 21/6 gereğince işçi, 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapmalıdır. İşverene başvurmasına rağmen işe başlatılmayan işçiye ödenmesi gereken bir tür özel tazminatlardan birisi de işe başlatmama tazminatıdır.
Süresi içerisinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmayan işçiye İş Kanunu madde 21/1 gereğince mahkemece karar verilen en az 4 aylık, en çok 4 aylık ücrete denk gelen tazminat, işe başlatmama tazminatıdır.
İşe başlatmama tazminatı işçinin dava tarihindeki çıplak brüt ücreti üzerinden hesaplanmaktadır.
İşe başlatmama tazminatının kaç aylık ücrete denk geleceği ise Yargıtay içtihatları ile şekillenmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre; 1-5 yıl arasında kıdemi olan işçiye 4 aylık ücret üzerinden işe başlatmama tazminatı, 5-15 yıl arasında kıdemi olan işçiye 5 aylık ücret üzerinden işe başlatmama tazminatı, 15 yıl ve üzeri kıdemi olan işçiye ise 6 aylık ve fesih sebebine göre 8 aylık ücret üzerinden işe başlatmama tazminatının ödenmesine hükmedilmelidir.
“Dosya içeriğine göre davacının yaklaşık 5 yıla yakın kıdemi olduğu, iş sözleşmesinin ekonomik nedenlerle feshedildiği belirtmiş ise de davacı işçiye yazılı fesih bildiriminde bulunulmaması karşısında 4857 sayılı Yasanın 19/1 fıkrasına aykırı yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak işe başlatmama tazminatının fesih nedeni ve çalışma süresi dikkate alınarak 4 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.” Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 24.12.2015 tarihli 2015/39683 Esas 2015/26619 Karar sayılı ilamı

İşe iade talebiyle açılan davalarda talep sonucu sadece feshin geçersizliği ve işe iade olarak ifade edilse bile davanın kabulü halinde feshin geçersizliğine bağlı ikincil sonuç niteliğinde bulunan işe başlatmama tazminatının da açıkça talep edilmese bile mahkemece işçinin kıdemine göre tespit edilmesi gerekir.
“Somut olayda; mahkemece, dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere işe başlatmama tazminatı İş Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenen geçersiz sebeple yapılan feshe bağlı ikincil bir sonuç olduğundan talep olmasa da hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 20.11.2014 tarihli 2014/21682 Esas ve 2014/34873 Karar sayılı ilamı




