Boşta Geçen Süre Ücretine Yol Ücreti Eklenebilir Mi?
Yargıtay, işe iade davasını kazanan işçinin, işe başlatılmaması üzerine açtığı fark tazminat ve alacak davasında; boşta geçen süre ücretine yol ücretinin dahil edilip edilmeyeceğine ve hangi sosyal yardımların dahil edileceğine dair önemli bir bozma kararı vermiştir.
İş kanunu uyarınca, feshin geçersizliği durumunda işçiye çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar ücret yani boşta geçen süre ücreti ödenir. Ancak boşta geçen süre ücreti kavramına ilişkin hesaplamaya nelerin dahil edileceği tartışma konusu olmuştur.
Bilindiği üzere İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerine göre, iş güvencesi hükümlerine tabi olan işçi; iş akdi geçerli olmayan nedenle işveren tarafından feshedilirse işe iade davası açabilir. İş Kanunu madde 20 gereği açılan işe iade davasının konusu işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespitidir. Mahkemece, feshin geçersizliğinin tespiti ile işçinin işine iadesine ve işe iade tazminat ödenmesine karar verir. Bunun yanında fesih tarihinden kararın kesinleşmesine kadarki döneme ait işçinin en çok 4 aylık ücretinin ödenmesine ve en az 4 en çok 8 aylık ücreti tutarına belirlenecek işe başlatmama tazminatına hükmedecektir.

Yargıtay güncel tarihli kararında boşta geçen süre alacağının (en çok 4 aya kadar olan ücret ve diğer haklar) hesaplanmasına ilişkin önemli hususlara değinilmiştir. Bu kapsamda işçi boşta geçen sürede yemek ihtiyacını kendi cebinden karşıladığı için yemek ücreti “diğer haklar” kapsamında hesaplamaya dahil edilir. Ancak işçi fiilen işe gitmediği bu 4 aylık dönemde yol masrafı yapmadığı için, yol yardımının boşta geçen süre ücretine eklenmesinin hatalı olduğuna karar verilmiştir. Özetle Yargıtay, boşta geçen süre ücreti hesabından yol yardımının çıkartılması gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Bu kapsamda işe iade sonrası boşta geçen süre ücretine yönelik yapılacak hesaplamada daha önceden iş yerinde sağlanmakta olan yol ücretinin hesaplamaya dahil edilmemesine karar verilmiştir.
Bu karar, işe iade tazminatlarının hesaplanmasında “fiili durumun” gözetilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. İşverenlerin fesih sürecinde yaptıkları ödemelerin belgelerini saklamaları, işçilerin ise alacak kalemlerini talep ederken fiilen doğan kayıplarına odaklanmaları büyük önem arz etmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9086 Esas 2026/55 Karar sayılı 12.01.2026 tarihli kararının ilgili kısmı:
“Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanması da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverence sağlanan yol ücreti hesap unsuru olarak kabul edilmek suretiyle boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı hesaplanmıştır. Ancak işçinin fiilen çalışmadığı 4 aylık dönemde işe gidip gelmesi söz konusu olmayacağından, işçinin pozitif anlamda bir gelir kaybı olmadığı gibi tasarruf edemediği yahut malvarlığından eksilen bir miktar da bulunmamaktadır. Bir örnek vermek gerekirse aynı durum yemek yardımı için söz konusu değildir. İşverence işyerinde işçilere yemek verilmesi hâlinde, işçinin 4 aylık boşta geçirdiği süre içinde bu yemek yardımından yararlanması mümkün olamayacaktır. Bu durumda işçi, 4 aylık zaman dilimindeki yemek ihtiyacını kendi maddi imkânları ile sağlamak, yemek yardımının eksilmesi ile oluşan boşluğu kendisi ikame etmek zorundadır. Oysa işçi fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da değildir.
Şu hâlde işverence sağlanan yol ücretinin, boşta geçen süre ücretine ilave edilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”




