Fazla Mesai (Fazla Çalışma) Nedir?
4857 sayılı İş Kanununa göre çalışma süresi haftalık en çok 45 saattir. İş Kanunu’nun 41. maddesine göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak kabul edilir.
Bunun yanında İş Kanunu madde 63/2 gereği işçi bir günde en fazla 11 saat çalıştırılabilecektir. Dolayısıyla günlük 11 saati aşan çalışmalar da fazla mesai olarak kabul edilmektedir. Haftalık 45 saat çalışma sınırının aşılmış olmasına bakılmaksızın işçinin salt günlük 11 saat sınırının geçmiş olması halinde de işçinin fazla mesai ücreti hak kazandığı kabul edilmektedir.
“Günlük çalışma süresine ilişkin yasal düzenlemelerin emredici nitelikte olduğu kabul edilmelidir. İşçinin haftalık çalışma süresi 45 saati aşmasa dahi günlük 11 saati aşması halinde, bu çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekir.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 10.01.2023 Tarih 2022/16457 Esas – 2023/169 Karar)
Tüm bunlarla birlikte turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde çalışan işçiler hariç, gece saatlerindeki çalışmanın 7,5 saati geçmesi halinde de yapılan çalışmalar da fazla mesai olarak kabul edilmektedir. Haftalık 45 saat çalışma sınırının aşılmış olmasına bakılmaksızın işçinin salt gece 7,5 saat sınırının geçmiş olması halinde de işçinin fazla mesai ücreti hak kazandığı kabul edilmektedir. Gece çalışmasında fazla mesai yapılmasına ilişkin detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
İş Kanunu madde 34/1’e göre ödenmeyen fazla çalışma ücretine bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanacaktır. Mahkeme davacının talebi ile bağlı kalarak daha düşük bir faiz oranına hükmedebilir, bu sebeple dava açılırken doğru faiz türünün talep edilmesi önem taşımaktadır.
İş Kanunu madde 32’ye göre “ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.”. Bu bağlamda fazla çalışma ücretinde de zamanaşımı beş yıldır. Söz konusu beş yıl iş akdinin feshinden itibaren beş yıl değil, fazla çalışma yapıldığı aydan / tarihten itibaren beş yıldır. Yani başka bir deyişle uygulamada genel olarak dava tarihinden beş yıl geriye gidilmekte olup 5 yıldan daha eski olan fazla çalışmaların karşılığı ücretlerin zamanaşımına uğradığı kabul edilmektedir.
Fazla Çalışma Ücreti Nasıl Hesaplanır?
İş Kanunu madde 41/2’ye göre “her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma saatinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir”. Yani fazla çalışma ücreti normal çalışma ücretinin 1,5 katıdır.
Fazla çalışma ücreti Yargıtay içtihatları gereğince temel aylık ücret üzerinden fazla çalışılan her bir saat bakımından yüzde elli artırılarak hesaplanıp ödenecektir. Özetle fazla çalışma ücretinin hesabında esas alınacak ücret çıplak ücrettir. Giydirilmiş brüt ücret fazla çalışma hesabına esas alınmaz.
Fazla çalışma ücretine dair hesaplama yapılırken işçinin dönemsel ücreti yapılmalıdır. Yani fazla çalışmanın yapıldığı aya ait çıplak ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. İşçinin son maaşı üzerinden hesaplama yapılamaz.

Fazla mesai ücreti alacağına ilişkin davalarda ispat kuralları, tanık ve puantaj kayıtlarının önemine ilişkin yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bunun yanında fazla mesai ücreti alacağına ilişkin davalarda ispat bakımından ücret bordroları da önem arz etmekte olup fazla mesai ücreti ispatında ücret bordroları hakkındaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Ara Dinlenme Süresi Nasıl Hesaplanır?
İş Kanunu madde 68’e göre ara dinlenme süreleri çalışma süresinden sayılmamaktadır. Ara dinlenme/mola süreleri fazla çalışma için çalışma süresi hesaplanırken hesaba katılmamaktadır.. Kanun maddesine göre ara dinlenme süreleri kesintisiz olmak zorundadır.
İş Kanunu madde 68 ile işçinin çalışma saatine göre kullandırılması gereken ara dinlenme süreleri belirlenmiştir. Bu süreler işçi ve işverenin anlaşması ile işçi lehine artırılabilir ancak azaltılamaz.

Yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatlarında yukarıda verilen ara dinlenme sürelerinin işçiye kullandırıldığı kural olarak kabul edilmektedir. Yani mahkemece hesaplama yapılırken işçi tarafından tam olarak mola süresi kullanılmasa dahi 11 saati aşan çalışmada 1,5 saat mola süresi kullanılmış gibi hesaplama yapılmaktadır. Bu gibi durumlarda mola sürelerinin uygulanmadığını, kullandırılmadığını işçilerin ispat etmesi gerekmektedir.
İş yerinde ara dinlenme sürelerinin yasal düzenleme ve içtihatlara aykırı olarak daha az kullandırıldığını iddia eden işçi iddiasını ispatlamak zorundadır. Her iki taraf tanıklarının da mola sürelerinin daha az kullanıldığını ifade etmesi bu iddiayı ispatlamaya elverişlidir.




