Senedin Yağması Suçu Nedir?
Senedin yağması suçu, borç doğurucu nitelikteki senetlerin, cebir veya tehdit kullanılarak mağdurdan zorla alınması ya da imha edilmesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Yağma” başlıklı 148. maddesinin ikinci fıkrasında senedin yağması suçu düzenlenmiştir.
TCK madde 148/2: “Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ileride böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.”
Senedin yağması suçu ile malvarlığı, mülkiyet hakkı, zilyetlik, irade özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığının korunması amaçlanmaktadır. Suçun konusunu “borç altına sokabilecek” bir senet oluşturmaktadır. Senedin yağmasınde da cebir veya tehdit söz konusudur. Senedin yağmasından bahsedebilmek için geçerli bir senet olması gerekir. Cebir veya tehditle imzalattırılan bir senet imzalayandan alındığı zaman bu suç oluşmaktadır. TCK madde 148/2’de sayılanlar dışındaki fiiller senedin yağması suçu oluşturmaz. Senedin yağması suçunu oluşturabilecek fiiller aşağıdaki gibidir:

Senedin Yağması Suçunun Kapsamı Nelerdir?
Senedin yağması suçu kapsamında kastedilen sadece kambiyo senetleri olarak düşünülmemelidir. Henüz bir kambiyo senedi niteliğinde olmasa da ileride kambiyo senedi haline getirilebilecek bir kağıt da senedin yağmasına konu olabilecektir. Kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe) ile birlikte bir kişinin kendi aleyhine hazırladığı veya başkası tarafından hazırlanan ve kişinin aleyhine sonuç doğuran belgeler de senedin yağması suçu kapsamında senet olarak değerlendirilir. Senedin yağması suçu kapsamındaki senedin; dış dünyaya yansıyacak şekilde bir varlık kazanmış olması, yazılı olması, irade beyanı içermesi ve kişinin imzasını içermesi yeterlidir.
Senedin yağmasında senedin imzalayan açısından borç doğurucu nitelikte olması gerekir. Örneğin, bir para borcuna, kira ile oturulan bir binanın boşaltılmasına, taşınmazın hibe edilmesine, bir işin yapılması ve yapılmamasına, herhangi bir davanın açılmamasına, bir alacağın tahsil edilmemesine ilişkin de borç olabilir.
Örneğin, bir kişinin, cebir ve şiddet kullanarak başka bir kişiden belirli bir suçun faili olduğuna, suç işlediğine dair yazılı ve imzalı belge alması halinde oluşan suç senedin yağması değildir. Veyahut eşlerden birinin diğeri eşi tehdit ederek zina ettiğine ilişkin yazılı ve imzalı bir belge alması hallerinde de söz konusu senetler borç doğurucu nitelikte olmadığı için senedin yağması suçu söz konusu olmayacaktır. Bu durumlardaki eylemler, TCK madde 108 kapsamında cebir suçunu oluşturabilecektir.
Zorla Senet İmzalattırılması Suç Mudur?
Türk Ticaret Kanunu’nda çek, poliçe ve bono kambiyo senetleri olarak düzenlenmiş ve söz konusu kambiyo senetlerinin zorunlu unsurları belirlenmiştir. Senedin yağmasının kapsamında pek tabii ki kambiyo senetlerinin yağması da girer.
Cebir veya tehdit kullanılarak keşideciye imzalatılan ancak bulundurması gereken diğer unsurlardan hiçbirini taşımayan bononun (halk arasında senet), keşideciden alınması durumunda da senedin yağması suçu oluşur. Çünkü bu durumda fail, zor kullanarak mağdurdan “açık bono” almaktadır. Dolayısıyla bu eylem, TCK madde 148/2’de düzenlenen, mağdurun “ileride böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya” mecbur edilmesi kapsamında değerlendirilir. Fail, cebir veya tehdit kullanarak mağdura sadece imza attırdığı bono aldıktan sonra diğer unsurları kendisi doldurabilir ve görünüşte geçerli bir poliçe halini taşır. Dolayısıyla zor kullanılarak imzalattırılan bonolar, senedin yağması suçu kapsamına girer.
Benzer şekilde TTK’da düzenlenen kambiyo senetlerinden olan poliçenin ve çekin de “açık poliçe” veya “açık çek” olarak düzenlenmesi mümkündür. Dolayısıyla cebir veya tehditle keşideciye imzalattırılan poliçeler ve çekler de unsurları sonradan tamamlanabileceğinden senedin yağması suçunun konusunu oluşturacaktır.
Boş Kağıt İmzalamaya Zorlamak Suç Mudur?
Kanun koyucu, mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senet ve var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesika ile birlikte ileride bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı da senedin yağması suçunun konuları arasında saymıştır. Dolayısıyla failin, cebir veya tehdit ile, mağduru boş bir kağıda imza atmaya zorlamak ve sonrasında o kağıdın bir borç doğuracak nitelikte senet haline getirilmesi halinde de senedin yağması suçunu oluşturur.
Zorla Senet Almak Suç Mudur?
Cebir veya tehdit kullanılarak, mağdurun, bizzat kendisine veya bir başkasını borç altına sokan bir senedi faile vermeye mecbur kılınması, senedin yağması suçuna vücut verir. Senedin mağdurdan alınması ile suç tamamlanmış olur, senedin kullanılmasına gerek yoktur. Mağdurun teslim etmek zorunda kaldığı senedin borç doğurucu nitelikte olması gerekli ve yeterlidir.
Hali hazırda mevcut bir senedin mağdurdan zorla alınması durumunda da suç oluşur. Cebir veya tehdit kullanılmasından önce ortada bir senedin olmadığı durumlarda da senedin yağması suçu oluşabilir. Faili cebir veya tehdit kullanmasından sonra ve bu zorlama araçlarının etkisi ile mağdurun bir senet düzenlemesi ve mağdurdan alınması durumunda senedin yağması suçu söz konusu olacaktır.
Senedin Yağması Suçunun Cezası Ne Kadardır?
Yağma suçunun tanımlandığı TCK madde 148’de yer alan düzenlenme gereği senedin yağması suçunun temel halinde de sanık altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. TCK madde 149’da sayılan suçun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte, yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, gece vaktinde işlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
TCK madde 150 gereğince kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.
Senedin Yağması Suçundaki Senet Nedir?
TCK madde 148’in gerekçesinde borç doğurucu senetlere ilişkin olarak aşağıdaki açıklama yer almaktadır:
“Senedin bunu imzalayan için ‘borç doğurucu’ olması gerekir. Bu borç para borcu olabileceği gibi bir işi yapmaya veya yapmamaya, bir taşınmazını hibe etmeye, kira ile oturulan bir binayı boşaltmaya, var olan bir borca kefil olmaya da ilişkin olabilir. Bir alacağı tahsil etmemeye, herhangi bir davayı açmamaya, vasiyetnamesini değiştirmemeye yönelik bir vaadi içeren yazılı beyanlar da ‘borç doğurucu’ senet sayılırlar. Şu halde mağduru iktisaden değerlendirmeye elverişli olan bir hakkın kullanmamasına yol açan her türlü belge, borç doğurucu senet tanımına girer.”
Senedin yağması suçunun konusunu oluşturan senet, mağdur veya bir başkası için borç doğurucu nitelikte olmalıdır. Mağduru veya bir başkasını ekonomik açıdan bir zarar uğratan veya faile yarar sağlayan senetler (örneğin kambiyo senetleri ve her türlü ticari veya adi senet veya vesika) borç doğurucu niteliktedir. Suçun konusunu oluşturan senedin, mağdurun malvarlığında dolaylı şekilde değil, doğrudan bir azalma tehlikesi meydana getirmesi gerekmektedir.
“Mağdurun aşamalardaki tutarlı ifadelerine göre, sanık ve suç arkadaşları tarafından zor kullanılarak mağdura yazdırılan ve imzalattırılan 30.000-TL tutarlı ele geçirilemeyen belgenin, 5237 sayılı TCK’nın 148/2. madde ve fıkrasında öngörülen düzenleme uyarınca mağduru borç altına sokabilecek belge niteliğinde olduğunun anlaşıldığı…” Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018/1651 Esas 2020/3265 Karar sayılı 05.10.2020 tarihi ilamı
Senedin Yağması Suçunda Cebir ve Tehdit Nedir?
Senedin yağması suçu, cebirle veya tehditle ya da her ikisi ile birlikte işlenebilir. Dolayısıyla bu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yalnızca icrai hareketle işlenebilen, ihmali hareketle işlenemeyen bir suçtur. Suçun konusunu oluşturan senet, mağdurdan alındığı veya imha edildiği anda suç tamamlanır. Dolayısıyla bu suç sırf hareket suçudur.
Cebir veya tehdidin senedin yağmalanması amacına yönelik olması gerekir. Yani senedin yağması suçunda başvurulan cebir veya tehdidin amacı; mağduru; senedi veya senedin hükümsüz kaldığını açıklayan vesikası vermeye, senedin alınmasına karşı koymamaya, ileride senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur bırakmak olmalıdır.
Senedin yağmasında başvurulan cebir, hafif veya ağır olabilir. Kanunda cebir olan hareketlerin, mağdurda bir hasara neden olması veya iz bırakması şartları aranmamıştır. Ancak cebrin, objektif olarak kişiyi senedin alınmasına karşı koymamaya, senedin imhasına karşı koymamaya vs. suçu oluşturan hareketlere yöneltmeye elverişli olmalıdır. Cebir; yumruk atma, tekme atma, saç çekme, itme, ısırma, elleri veya ayakları bağlama, yere yatırıp etkisiz hale getirme vb. şekillerle gerçekleştirilebilir. Tüm bunların yanında kişinin direnme imkanının ortadan kaldırılması da cebir olarak kabul edilir. Örneğin failin, mağdura uyuşturucu madde, uyku ilacı veya alkol vererek ya da onu hipnotize ederek senedi alması durumunda da senedin yağması suçu oluşur.
Tehdit de tıpkı cebir gibi mağdurun irade özgürlüğünü etkileyen bir zorlama aracıdır. Tehdidinin yazılı, sözlü ya da herhangi bir işaretle (örneğin eliyle boğazını kesme işareti yaparak veya evinin önüne ölüm fikri veren bir cisim konularak) gerçekleştirilmesi mümkündür. Tehdidin tehdit edilen kişiye ulaşması yeterlidir. Tehdidin objektif olarak mağdurda endişe ve korku yaratmaya, onun iç huzurunu bozmaya elverişli olması gerekli ve yeterlidir. Tehdidin, objektif olarak ciddi ve belli bir yoğunlukta olması gerekir. Tehdidin yeterince yoğun ve ciddi olup olmadığının tespiti, her bir somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir. Failin, tehdidin içeriğini oluşturan kötülüğü gerçekleştirmeye muktedir olup olmaması önemli değildir, mağduru, bu kötülüğü yapabileceğine inandırması yeterlidir.
“…yakınan E. D.’ın sanık S. S.’ dan 2000 TL parayı faiz karşılığı borç alıp, karşılığında açık senet imzalayarak sanığa verdiği, yakınanın bir süre sonra borcunu ödemesine rağmen senedinin iade edilmediği, 5-6 ay kadar sonra sanığın borcunu geç ödediğini ileri sürerek yakınan E.’ ye 1000 TL daha ödemesini söylediği, yakınanın açık senedini geri almak için sanığa 1000 TL ödemeyi kabul edip bu kez 1000 TL tutarlı senet imzaladığı, bir süre sonra 500 TL ödediği; yakınanın kalan borcunu geç ödemesi nedeniyle, sanığın yakınan E.’ın kullandığı cep telefonuna, E. yine elime düşeceksin, yalvarmak neymiş göreceksin, sen nereye kadar kaçacaksın bugün senin evini sabaha kadar da olsa arayacağım bulacağım, seni de elbet yakalayacağım şeklinde açıkça tehdit içeren mesajlar çeken ve yakınan E. D.’ ı zorla çalıştığı işyerinden alıp kendi işyerine götüren sanığın; yakınan E. D.’ ye 3 adet 750 TL tutarlı senedi zorla imzalattıktan sonra, yakınan E.’ i telefonla arayarak, E.’ ın elinde olduğunu söyleyip işyerine çağırıp E.’ın imzaladığı senetleri yakınan E.’ e de kefil sıfatıyla imzalattığının anlaşılması karşısında; sanığın yağma ve hürriyetinden yoksun bırakmayı işlediğinin…” Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/13385 Esas 2014/918 Karar sayılı 23.01.2014 tarihli ilamı
Malvarlığına yönelik olarak gerçekleştirilen her türden tehdit de yağma suçu bakımından gerekli olan tehdit olan değerlendirilmez. Çünkü madde metninde mağdurun, malvarlığı itibarıyla “büyük” bir zarar uğratılacağından bahisle tehdit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Malvarlığından meydana gelen zararın büyüklüğü de mağdurun ekonomik durumuna göre değerlendirilecektir.
“.Oluş ve dosya içeriğine göre; katılanların aşamalarda değişmeyen ve birbirleri ile uyumlu beyanlarında, sanıkların düğünde huzursuzluk çıkartıp, düğünü yaptırmayacaklarını söyleyerek katılanları tehdit etmeleri üzerine, ayak parası altında istenen parayı sanıklara vermiş olduklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğunun kabulüyle hakkında yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.” Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2020/2202 Esas 2021/1104 Karar sayılı 28.01.2021 tarihli ilamı
Senedin Hükümsüz Kaldığını Açıklayan Bir Vesika Vermeye Mecbur Etmek Suç Mudur?
Cebir veya tehdit kullanılarak bir kişinin, var olan bir senedin hükümsüz kaldığını belirten bir vesika vermeye zorlanması durumunda senedin yağması suçu oluşacaktır. Mağdurun, maruz kaldığı cebir veya tehdit nedeniyle hazırladığı ve mevcut senedi hükümsüz kılan vesika, dış görünüş itibarıyla senette olması gereken unsurları taşımalıdır.
Var Olan Bir Senedin Hükümsüz Kaldığını Açıklayan Vesika Nedir?
TCK madde 148/2’de “cebir veya tehdit kullanılarka mağdurun, … var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye … mecbur halinde” failin cezalandırılacağı düzenlenmiştir.
Var olan bir senedin hükümsüz kaldığı açıklayan vesika (belge), faili veya üçüncü kişiyi, borçlusu olduğu bir senedi ödemek zorunda olmaktan kurtaran bir belgedir. Dolayısıyla mevcut bir senedin borçlusunu, senedi ödeme yükümlülüğünden kurtarabilen, yani senedi hükümsüz kılabilen belgeler de senedin yağmasının konusunu oluşturabilir.
Senedin Alınmasına Karşı Koymamaya Mecbur Etmek Suç Mudur?
Failin, mağduru, borç doğurucu nitelikteki bir senedin alınmasına karşı koymamaya mecbur etmesi halinde de senedin yağması suçu oluşur. Burada mağdur senedi faile teslim etmemesine rağmen, fail, senedi almaya çalıştığın mağdurun gösterdiği mukavemeti cebir veya tehdide başvurarak bertaraf edip senedi bizzat kendisi alır.




